Kayıtlar

Aralık, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
  MANİSA Manisa şehri,  Yunan ordusu  tarafından 26 Mayıs 1919'da  işgal edildi  ve 8 Eylül 1922 tarihinde  Türk  ordusu tarafından geri alındı.  Yunan ordusu   Batı Anadolu 'dan geri çekilirken  yakıp yıkma taktiği  uyguladı. [8]   Orta Doğu  tarihçisi  Sydney Nettleton Fisher  konu hakkında, "Geri çekilen Yunan ordusu bir yakıp yıkma politikası benimsedi ve önüne gelen bütün savunmasız Türklere karşı vahşilikler uyguladı." diye yazmıştır. [9]   İskoçyalı  tarihçi  Kinross  Yunan geri çekilişini, " Zaten onun (Yunan ordusu) önünde bulunan çoğu  mahalle  harap içindeydi. Tarihi kutsal şehir Manisa'da 18 bin binadan sadece 500'ü ayakta kalabilmişti." sözleriyle tasvir etmiştir. [10]  Bu çekilme sırasında 5 Eylül 1922 gecesi başlayan ve 8 Eylül'e kadar devam yangın ise " 1922 Manisa yangını " olarak adlandırılır.
Resim
  MALATYA 1515 yılından itibaren Osmanlı yönetimi altına giren Malatya,   Harput Vilayeti ’ne bağlı iken, Cumhuriyetle birlikte (20 Nisan 1924 Anayasası 89. maddesi ile) il olmuştur. İl olduktan sonraki ilk belediye başkanı, Hasanbey Caddesi'ne de ismi verilen son Osmanlı beyi Hasan Derinkök'tür. [16] Cumhuriyet dönemi [ değiştir  |  kaynağı değiştir ] Malatya ili 1927-1931 yıllarında;  Adıyaman ,  Kâhta ,  Arapgir ,  Akçadağ ,  Hekimhan ,  Pütürge  ve  Kemaliye  (Eğin) ilçelerinden oluşuyordu. Toplam nüfusu 258.331 olup merkez nüfusu köylerle birlikte 56.528’di. Vali  Mehmet Tevfik Bey , belediye başkanı  Mehmet Naim Karaköylü  idi. Belediye binası  Emir Ahmedoğlu Hanı ’ndaydı. Şehirde  Cumhuriyet Halk Partisi ,  Türk Ocağı ,  Türk Hava Kurumu ,  Kızılay  kurumlarının birer şubesi bulunmaktaydı. [17] 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Malatya'da sınırları il mülki sın...
Resim
  KONYA Osmanlının son döneminde Tanzimat hareketiyle Konya'da da yenileşmeler başlamış Medreselerin yanında İlkokullar (İptidai), Öğretmen Okulu (Darülmualimin) ve Ortaokul (Rüştiye) açılmıştır. İlk Lise (idadi) 1889 yılında, yine aynı yıllarda Konya Sanat Okulu da Vali Ferit Paşa tarafından hizmete açılmıştır. 1900 yılında Konya'daki medrese sayısı ilçeler dahil 530'a ulaşmıştır. Cumhuriyet Devrinde Konya 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile eskilere ilave yeni okullar açılarak, yeni gazete ve dergiler yayınlanmaya başlanır. Yurt genelinde olduğu gibi Konya'da da İlk, orta, Lise ve Yüksek Öğretim devlet yönetimine geçer, okul yapma ve okuma seferberliğine başlanılarak öğretmen yetiştiren okullar ile teknik ve sanat okulları, yüksek okullar memleketin ihtiyacına göre yenilenerek çoğaltılmıştır.
Resim
  KOCAELİ B irinci Dünya Harbinden sonra 6 Temmuz 1920 ile 27 Haziran 1921 arasında 11 ay 22 gün (244 gün) İngiliz ve Yunan işgalinden sonra yeniden geri alınmıştır. 1924’te İzmit, Kocaeli’nin il merkezi oldu. 1954’te Adapazarı il haline getirilince, Karasu, Akyazı, Hendek, Koceli’nden ayrılarak Sakarya’ya bağlandı. Cumhuriyet devrinde Gölcük Türk donanmasının en mühim üssü hâline getirildi ve modern tersâneler, târihî İzmit tersânesinin yerini aldı. Kocaeli Türkiye’nin en önemli sanâyi merkezlerinden biri hâline gelmiştir.
Resim
  KAYSERİ  1918 sonrasından başlayarak gelişen Adana ve Maraş işgalleri nedeniyle, yörenin halkı uğradığı baskılara dayanamayarak yollara düşmüş ve göç kervanları Kayseri’ye uzanmıştı. Eylül 1919’da gelindiğinde Fransızlar, Çukurova’ya yerleşmiş. Urfa, Antep, ve Maraş’a girmiş, Kayseri’nin Develi Kazasının 20 km. yakınlarına dek ilerlemişlerdi. Zamantı suyunu sınır kabul ettiklerini duyuran Fransız işgal yetkilileri, bugün Develi’ye bağlı olan Bakırdağ Nahiyesini de denetimleri altına almışlardı. Adana’yı merkez edinen Fransız işgal komutanlığı, güçlerini fazla dağıtmamak için, direnişle karşılaşmadığı sürece, merkezden uzak bölgelere, asker göndermiyor; denetimi, işgal birlikleri içindeki Ermeni gönüllü taburlarıyla sağlamaya çalışıyordu. Đşgal ettiği bu uzak kasabaların yönetimi de yörenin Ermeni ileri gelenlerine veriyordu. Bakırdağ (Rumlu) Nahiyesi’nde de bu tür bir uygulama yapan Fransızlar, Sarkis Efendi atlı bir Ermeniyi nahiye müdürlüğüne getirmişlerdi. Nahiye merkezi ...
Resim
  KAHRAMANMARAŞ Osmanlı dönemi ile ‘’Dulkadir Eyaleti’’ olarak anılan şehir; 1831 yılında bu ismi ‘’Maraş’’ olarak değiştirilmiştir. 1840 yılı itibari ile kentin idari yapısı eyaletten ‘’Kazaya’’ dönüştürülmüş. 1845 yılında Maraş Memleket Meclisi, 1847’de Maraş Kaza Müdürlüğü kurulmuştur. 1853-1856 yılları arası Adana Eyaletine bağlanmış. 1865 tarihi itibari ile de Halep Vilayetine bağlı bir yönetim birimi olmuştur. 1914 yılına kadar süren bu yönetim; daha sonra bağımsız bir sancak haline gelmiştir. Bu sancağa Pazarcık, Elbistan, Zeytun ve Andırın kazaları bağlanmıştır. Kahramanmaraş’ın 1923 yılında il olarak yapılandırılmasından sonra Andırın, Elbistan, Göksun ve Pazarcık ilçeleri bağlanmıştır. 1940’da Elbistan’ın nahiyesi olan Afşin ilçe yapılmış, 1960’da Türkoğlu/Eloğlu, 1987’de Çağlayancerit, 1990’da Nurhak, 1991’de Ekinözü ilçe olarak yönetim birimlerine dâhil olmuştur.   20. yüzyılın başlarında Anadolu üzerinde dolanan kara bulutlar bu bölgeleri de etkilemiş 30 Ekim 1918...
Resim
İZMİR İzmir  I. Dünya Savaşı 'ndan sonra 15 Mayıs 1919 tarihinde  Yunan  ordusu tarafından  işgal edilir . Bu işgal 9 Eylül 1922 tarihinde  İzmir'in Kurtuluşu  ile sona erer. Ancak, İzmir 13 Eylül 1922 sabahı tarihinin belki de en büyük felaketlerinden birini yaşamaktan kurtulamaz.  Basmane  semtinde başlayan  yangın  2.600.000 metrekarelik bir alanda 20.000'den fazla ev ve iş yerini tahrip eder. Bu yangın ne yazık ki kentin geleneksel alanının dörtte üçünü tahrip etmiştir. Yangın alanının bir bölümünde bugün  Kültürpark  bulunmaktadır. 1923 yılında, Cumhuriyetin ilanından birkaç ay önce, yeni Türkiye'nin ekonomik sorunlarının tartışıldığı bir kongre olan  İzmir İktisat Kongresi 'ne ev sahipliği yapmıştır.
Resim
  İSTANBUL İstanbul bu dönemde büyük bir cihan imparatorluğunun başkenti olacak, üç kıtaya yayılan toprakları 400 yıldan uzun süre hakimiyetinde tutacaktır. 29 Mayıs 1453’te şehrin Fatih Sultan Mehmed tarafından fethi sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentlik dönemi başlar. Müslümanlarca Konstantiniyye olarak adlandırılan şehri, Rumlar ‘E Stin Polis’ (Başkente/Şehirden) olarak anmışlardır. Osmanlılar da bu ismi kullandılar ve İstanbul şekline getirdiler. Ruslar şehre Çarigrad (Çarın şehri) demişler, Balkanlar’daki adı ise Stambul olmuştur. 29 Ekim 1923’te Ankara Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti ilan edilince İstanbul, 330’dan beri yani 1600 yıl boyunca sürdürdüğü başkentlik özelliğini kaybetmiştir. 1930 yılında Konstantinopolis adı tamamen yürürlükten kaldırılarak resmi adı İstanbul olmuştur.
Resim
  HATAY Halife Harun Reşid zamanında (786-809) Antakya bölgesi bir vilayet haline getirilmiştir. Şehir 638’den 969’a kadar Müslüman Arapların elinde kalmıştır. Bu tarihten sonra bir asırdan fazla Bizanslıların elinde kalarak Müslümanlara karşı Bizans’ın başlıca kalesi olmuştur. Yıllarca süren taarruzlar ve zelzeleler şehrin eski önemini kaybetmesine neden olmuştur. Antakya Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Osmanlı topraklarına katılmıştır. 12 Kasım 1918 tarihinde İskenderun’dan başlayarak Hatay’ı işgal eden Fransızlar,  Hatay Devleti’nin 2 Eylül 1938 tarihinde kurulmasına kadar bölgeye hakim olmuşlardır. 2 Eylül 1938 – 23 Temmuz 1939 tarihleri arasında 10 ay 21 gün müstakil bir devlet olarak idare edilen Hatay, Hatay Millet Meclisi’nin 29 Haziran 1939 tarihinde aldığı karar ile 23 Temmuz 1939’ da Türkiye’nin 63. vilayeti olarak anavatana katılmıştır.
Resim
  GAZİANTEP 1839’da Gaziantep, Osmanlı yönetimine başkaldıran Mısır Valisi Kavalı Mehmet Ali Paşa güçlerinin Osmanlı Ordusu’nu Nizip’te yenilgiye uğratması üzerine kent bir süre Mısırlıların istilası altında kalmıştır. 1913’de müstakil sancağa dönüşmüştür. 1516’da Osmanlıların eline geçtikten sonra Osmanlıların yükselme devri, Gaziantep içinde yükselme devri olmuştur. Bu devirde yapılmış cami, mescit, medrese, han ve hamam sayısı oldukça çoktur. Kent yalnızca imar yönünden değil üretim, ticaret ve el sanatları yönünde de ilerlemiş ve Avrupa’ya dokuma satar duruma gelmiştir. Kentin ticaret yolları üzerinde olması, çeşitli ürünlerin ve halkın ticaretle uğraşması nedeniyle Gaziantep, Osmanlılar devrinde bölgesel bir merkez durumuna gelmiştir. Osmanlıların gerileme devrinde ise Gaziantep de karışıklıklar olmuş, çeşitli baş kaldırmalar görülmüştür. Kent, 1818’de kuraklık, 1821’de deprem, 1826’da veba salgını ve 1839’da Mısır Valisi Kavalı Mehmed Ali Paşa’nın Oğlu İbrahim Paşa’nın saldır...
Resim
  ESKİŞEHİR Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkması üzerine yapılan Mondros Mütarekesi'nden sonra 23 Ocak 1919'da Eskişehir İngilizler tarafından işgal edildi. İngilizler'in Ermeniler'le iş birliği yapmaları, halka zulmetmeleri, Türk subaylarını tutuklamaları üzerine Sivas Kongresi toplantı halinde iken Mustafa Kemal Paşa'dan gelen tâlimat üzerine Ankara'daki 20. Kolordu Kumandanı Ali Fuad Paşa Eskişehir harekâtını başlattı. İngilizler 20 Mart 1920'de Eskişehir'i boşalttılar. Haziran 1920'de Garp Cephesi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Eskişehir'de oluşturuldu. Anadolu'da büyük bir saldırıya geçen Yunanlılar'ın Sakarya hattında durdurulmasının planlanması üzerine Türk kuvvetleri geri çekilince 20 Temmuz 1921'de Eskişehir Yunanlılar tarafından işgal edildi; 30 Ağustos Zaferi'nden sonra da kurtarıldı (2 Eylül 1922).
Resim
  ERZURUM Yukarıda bahsedilen tabyaların yapımı ve silahlandırılması I. Dünya Savaşı’na kadar devam etmiş ve Erzurum, bu büyük savaşa mümkün mertebe hazırlanmıştı. Bununla birlikte, savaşın hemen başında yaşanan Sarıkamış mağlubiyetinden sonra, Ruslar için Erzurum yolu açılmış oldu. Şehir, 16 Şubat 1916'da üçüncü kez Rusların eline geçti. Erzurum’un Ruslar tarafından işgali, savaşın gidişatını etkileyen çok önemli bir hadiseydi. Zira I. Dünya Savaşı başladığından beri, Gelibolu ve Irak’ta Türkler karşısında büyük hayal kırıklıkları yaşayan İtilaf Devletleri, Erzurum’u ele geçirmek suretiyle rahat bir nefes almışlardı. Erzurum’un bu beklenmedik teslimi, Hilal ile Haç arasındaki bu savaşta, İtilaf Devletlerinin ilk büyük zaferiydi. 1917’deki Bolşevik İhtilali üzerine Rus orduları, işgal etmiş oldukları doğu vilayetlerini boşaltmak zorunda kaldı. Ruslar çekildikten sonra, şehirde kalan Ermenilerin Müslümanlara yönelik katliamları imha derecesine ulaştı. Nihayet Doğu Cephesi Komutanı K...
Resim
DİYARBAKIR Tarihin ilk zamanlarına tanıklık ederek Osmanlı dönemine kadar gelen  Diyarbakır , her dönem önemli bir kent olmayı başarmıştır. Osmanlı döneminde, devletin önemli eyaletlerinden biri konumunda olan kent, doğuya sefer yapan orduların “hareket üssü” olarak kullanılmış, I. Dünya savaşına kadar vakarlı bir duruş sergilemiştir. I. Dünya Savaşı’nın patlak verdiği dönemlerde kentte; salgın, hastalıklar, yangın ve sefalet gibi bir takım olaylardan dolayı imar, sosyal ve kültürel alanda büyük gerilemeler yaşanmıştır. 1950 yılından sonra kent yeniden restore edilmiş, hastaneler, yollar ve modern yapılar inşa edilerek şehir yeniden ayağa kaldırılmıştır. 
Resim
DENİZLİ 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar ızmir’i işgal edince, Denizli’de Müftü Ahmet Hulûsi Efendi’nin önderliğiyle Denizli Reddi ılhak Cemiyeti kurulmuştur.Bu suretle Denizli Kuvay-i Milliye’si kısmen teşekkül etmiştir. ılk günlerdeki vatanseverler arasında Müftü Ahmet Hulûsi Efendi, Mutasarruf Faik Öztrak, askerlik şubesi Albay Tevfik, 57. topçu alay komutanı Hakkı Bey, Polis Komiseri Hakkı Bey bulunuyordu. Bu kişiler Müdafai Hukuk Cemiyetini kurmuşlardır. ılk Menderes cephesinin karargâhı Sarayköy’ün Dailli (Yakayurt) köyünde kurulmuştur. Bu cepheye Yörük Ali Efe, Yüzbaşı Ahmet de katılarak cepheyi kuvvetlendirmişlerdir. Daha sonra Demirci Ahmet Efe ve Binbaşı şükrü Bey de katılarak birlikte cepheyi sevk ve idare etmişlerdir. Cephenin iaşesi ve muhafız teşkilatı Denizli’de bulunuyordu.   31 Temmuz 1919’da Nazilli Yunanlılar tarafından işgal edilince cephe Sarayköy ve Menderes’in güneyine çekilmiştir. 12 Temmuz 1919’da Denizli Müdafai Hukuk ve Reddi ılhak Cemiyetleri lağvedilere...
Resim
  BURSA Birinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmişti. 1920 yılında Yunanlılar önce İzmir ve çevresini ardından 2 Temmuz 1920 tarihinde Mustafakemalpaşa ve Karacabey’i işgal ettiler. 6 Temmuz’da ise Gemlik İngilizler tarafından işgal edildi. Bursa’da, Osmanlı döneminden sonra en büyük acı Yunan işgali ile yaşandı. Ankara’daki TBMM kürsüsü üzerine, Bursa düşman işgalinden kurtuluncaya kadar kalmak üzere siyah bir örtü örtüldü. O zor yıllarda Bursa’da yaşayanların neredeyse üçte biri gayrimüslim olduğu için bazı Bursalılar silahını alıp dağlara çıktı. Kentte kalanlar ise, Kuvvay-ı Milliye için istihbarat çalışmaları yaptı. Yunanlıların Osman Gazi türbesine hakarette bulunmaları Bursalıların işgalcilere karşı daha da kinlenmesine sebep oldu. Bursa, 2 yıl, 2 ay 2 günlük işgalden sonra 11 Eylül 1922 günü kurtarıldı. Yunan askerlerinin şehirden çekilmesinde, Türk ordusunun olduğu kadar, silahlı milislerin de katkısı büyüktü.
Resim
  BALIKESİR Danişmend Hanedanından Karasioğulları Balıkesir'i fethederek beyliğin başkenti yaptı. Karasioğulları Balıkesir, Çanakkale ve Bergama bölgesinde uç beyliği olarak ilk önce Selçuklulara, sonra da 1308-1335'e kadar İlhanlılara tabi oldu. Kuvvetli bir donanması olan Karasi Beyliği, Orhan Gazinin emrine girdi. 1345'te Osmanlı Devletine katıldı. Osmanlı Devletine ilk katılan Anadolu Beyliği, Karasi Beyliğidir.Karasi Beyi Süleyman1361'e kadar Çanakkale valiliği yaptı. Osmanlılar zamanında Balıkesir, Anadolu Beylerbeyliğinin 14 sancağından biri; Tanzimattan sonra ise Bursa (Hüdavendigar)eyaletinin üç sancağından biri oldu. Birkaç isyan dışında Osmanlı devrinde Balıkesir, Birinci Dünya Harbine kadar en sakin bölgelerdendi. 1919 senesinin Mayıs ayında Yunan istila kuvvetleri Edremit'e, 29 Mayıs 1919'da ise Ayvalık'a girdiler. Milli mücadelenin ilk toplu cephesi Ayvalık'ta açıldı. Milli mücadele bir çığ gibi büyüyerek gelişti. 26 Ağustos 1922 Başkomutan...
Resim
  AYDIN   Aydın, Osmanlı devrinde, merkezi Kütahya'da bulunan Anadolu beylerbeyliğinin (eyaletinin) 14 sancağından (vilayetinden) biriydi. 1811'de eyalet merkezi, 1830'da tekrar sancak oldu. Birinci Dünya Harbini müteakip 27 Mayıs 1919'da Yunan ordusu Aydın'ı işgal etti. Mert ve kahraman yöre halkı 57. fırkaya katılarak Yunan kuvvetlerini 30 Haziran 1919'da Aydın'dan çıkardılar. Takviye alan Yunan kuvvetleri yeniden saldırarak 4 Temmuz 1919'da şehri tekrar işgal etti. 7 Eylül 1922'de işgalden kurtuldu. Yunanlılar kaçarken Aydın'ı tamamen yakıp yıktılar.
Resim
  ANTALYA I. Dünya Savaşı 'ndan sonra yapılan  Mondros Ateşkes Antlaşması 'yla Antalya ve çevresi  İtalya Krallığı 'na verilmişti. Bu dönemde işgalciler istedikleri gibi  Anadolu 'yu istilâ etti. Anadolu limanları  İtilaf Devletleri 'nin gemileri ile doldu, askerî okulları boşaltıldı, askeri daireleri yıkıldı ya da yakıldı; ilçe ve köylerde kontrol yabancıların eline geçti. [49]  28 Mart 1919 Cuma günü İtalyanlar tarafından Antalya işgal edilmiştir. Antalya yöresinde Yörük Ali Efe'nin evinde kentin ileri gelenlerinden bir grup, Antalya  Rumlarının  dışarıdan ufak bir yardım gördükleri takdirde isyana kalkışarak memleketin İtilaf kuvvetlerine teslim olacağı tehlikesine karşı Antalya'yı korumak konusunda toplantı yapmaya karar verdiler. Ancak yapılan toplantılardan bir sonuç alınamadı. [50]  Bir müddet sonra Anadolu'nun çeşitli yerlerinden bölgesel savunma cemiyetlerinin kurulduğunun duyulması ve 19 Mayıs 1919 günü Samsun'dan gelen haberler Ant...
Resim
  ANKARA Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sonrasında güç kaybeden Osmanlı Devleti’nin merkezinin İstanbul’da kalması tehlikeli görülerek başkentin Anadolu’da başka bir kente taşınması konusu gündeme gelmişti. 27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal Paşa ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesi, Ankara’ya gelerek bir tebliğ ile tüm mebuslara toplantının Ankara’da yapılacağını duyurmuştu. 23 Nisan 1920 tarihinde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, hükümet merkezini Ankara olarak ilan etmişti ve Ankara, İstiklal Savaşı’nın idare edildiği bir merkez haline gelmişti. 13 Ekim 1923’te çıkarılan kanun ile Ankara resmen yeni Türkiye’nin yeni başkenti olarak ilan edildi. Böylece kentin bugünkü gelişiminin de önü açılmış oldu. Milli Mücadele’nin sembol şehri Ankara’da, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanından sonra hızla imar çalışmalarına başlandı. Köklü bir tarihe ve zengin bir kültürel mirasa sahip, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bu güzel ve kadim şehir, yapılan ilk imar çalışmaları...
Resim
ADANA XX. yy'da Osmanlı Devletinde büyük değişiklikler başlamıştır. 1908 yılında girmiş, Ermeni, Hınçak ve Taşnak komitelerinin gayreti ile Adana'da büyük bir baskın ve kaçış yaşanmıştır. Ermeni isyanı ile Avrupa Devletlerinin işe karışmaları ile zemin hazırlanmıştır. Tüm bu olaylar sürerken I.Dünya savaşına (1914-1918) girilmiş ve 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmaya takiben 24 Aralık 1918'de Adana Fransız işgaline ermeni terörüne sahne olmuştur. Fransızlardan destek alan Ermeniler, Türk halkına büyük eziyetler yapmıştır. Adana halkının bir bölümü silahlanıp dağlara çekilmiş, bir bölümü de şehir içinde çete harbine başlamıştır. Mustafa Kemal 1919'da Samsun'a çıkıp Sivas Kongresinde (4- 11 Eylül 1919) alınan kararlar uyarınca birlik çağrısı yapmıştır. Çukurovalı mahalli kuvvetler Mustafa Kemal'in çağrısına uyarak Milli Kurtuluş Cephesine katılmış, Pozantı'da kurulan Milli Cephede önemli başarılar kazanmıştır. Fransızlar i...